Mevzuat Ve Yasa Ana Sayfasina Don

Ekonomi Sozlugu
 Sozluk a d
Sozluk e i
Sozluk k n
Sozluk o s
Sozluk t z
Enflasyon Muhasebesi Son
 Enf Temel Kavramlar
Duzeltmeye Tabi Olan Hesaplar
Enf Duzeltme Planı
Sirkuler
 Vuk sir 02
Vuk sir 03
Vuk sir 04
Vuk sir 06
Vuk sir 08
Vuk sir 09
Vuk sir 10
Vuk sir 11
Vuk sir 13
Vuk sir 14
VUK sir 17
Gvk Sir 22
ilgili yasalar
Tebliğler
 345 teblig
vuk 328 teblig
vuk 333 teblig
vuk 337 teblig
vuk 338 teblig
Kanunlar
 vuk gecici 25 madde
5024sayili kanun
5228sayili kanun
vuk298 mukerrer
Ana Sayfa
Login / Logout


    Giris Kimligi:
    Misafir

Sozluk k n

K       N

KABİLİ DEVİR AKREDİTİF (TRANSFERABLE LETTER OF CREDIT) :
Kabili devir akreditif, lehdarı tarafından üçüncü şahıslara devredilen akreditiftir. Bunlar sadece bir kere devredilebilirler. Kendisine bu tip bir akreditif devredilmiş olan ikinci bir lehdar, bunu bir üçüncü şahısa devredemez.

KABİLİ NAKİL AKREDİTİF (TRANSMISSIBLE LETTER OF CREDIT) :
Kabili nakil akreditif, lehdarı tarafından başka bir ülkeye nakli mümkün olan akreditiftir. Bu tip akreditifler sadece lehdarın malın ilk üreticisi olmadığı zamanlarda kullanılabilir.

KABİLİ RÜCU AKREDİTİF (REVOCABLE LETTER OF CREDIT) :
Kabili rücu akreditif, akreditif açtırma emrini veren kişi veya banka tarafından koşulların kısmen ya da tamamen değiştirilebildiği veya iptal edilebildiği akreditiftir.

KABUL (ACCEPTANCE) :
Bir poliçeyi ödeyecek kişinin bedeli vadesi geldiği zaman ödeyeceğine dair imza yoluyla taahüt etmesidir. Muhatabın, poliçeye "kabul edilmiştir" diye yazarak imzalaması gereklidir.

KABUL KREDİSİ (ACCEPTANCE CREDIT) :
Bir finans şirketinin, üçüncü şahsın kıymetli kağıdını garanti etmesi ve ödeme taahhüdünde bulunması şartı ile verilen kredidir. Kabul kredisi, dış ticaret işlemlerde çok fazla kullanılmaktadır.

KALKINMA (DEVELOPMENT) :
Geri kalmış ülkelerin sosyokültürel ve ekonomik bakımdan düzenlemeler yaparak gelişmiş ülkelere yetişme çabalarıdır. Bu çabalara, milli gelirin ve üretimin arttırılması, sosyal ve ekonomik yapının değiştirilmesi, halkın değer yargılarının dünya standartlarında gelişmesi gibi değişimleri dahil edebiliriz.

KALKINMA KREDİSİ (DEVELOPMENT CREDIT) :
Gelişmekte olan ülkelere sanayi alanındaki gelişmelerini hızlandırmak ve uzun vadeli düşük faizli fon temin etmek için verilen kredilerdir. Bu krediler genellikle yeni yatırım alanlarına yönelen devlet ve özel kuruluşların projeleri için verilmektedir.

KALKINMA PLANLAMASI (DEVELOPMENT PLANNING) :
Ekonomik ve sosyal amaçları gerçekleştirmek için, toplumsal ve ekonomik yapıya farklı bir nitelik kazandırmak amacıyla bir plan hazırlanmasıdır.

KAMBİYO :
Tüm yabancı ülke paraları ve bu paralarla ödeme yapabilen her tür hesap, belge, bono,poliçe, çek vb. parasal araçların tümüne kambiyo denir.

KAMBİYO DENKLEŞTİRME FONU (EXCHANGE EQUALIZATION FUND) :
Kambiyo değiştirme fonu, kısa dönem içerisinde olabilecek ani kur değişmlerine karşı oluşturulan istikrar fonudur.

KAMBİYO KONTROLÜ (EXCHANGE CONTROL) :
Kambiyo kontrolü, ülkeye giren ve ülkeden çıkan döviz miktarının devlet tarafından denetim altına alınması demektir. Bu uygulamaya göre, döviz fiyatları devlet tarafından belirlenir. Devlet, dövize olan arz ve talebin döviz fiyatalrını etkilemesine imkan vermez.

KAMBİYO SENEDİ (BILL OF EXCHANGE) :
Kambiyo senedi, uluslararası ticarette kullanılmak için, karşılığı dövizle ödenmek üzere hazırlanan senetlerdir. Bu tip senetler başka bir kişiye ciro edilebilirler. Ayrıca vadesi gelmeden piyasadan iskontoda ettirilebilirler.

KAMU HARCAMALARI (PUBLIC EXPENDITURE) :
Devletin, belirli bir dönemde ekonomik ,sosyal,siyasi ve idari faaliyetlerini gerçekleştirmek için yapmış olduğu mal ve hizmet satınalma yönündeki harcamaların tümüdür.

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ (PUBLIC ECONOMIC ENTERPRISE; STATE ECONOMIC ENTERPRISE) :
Devletin ekonomik alanda mal ve hizmet üreten kuruluşlarının tümüne verilen addır.Bunların sermayelerinin tümü devlet tarafından karşılanır ve bu kuruluşlar özel hükümlere bağlı olarak yönetilirler.Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT),Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK) ve İktisadi Devlet Teşebbüsleri (İDT) olarak ikiye ayrılır.Sermayesi devlete ait olan ve ekonomik alanda faaliyet gösteren İDT'lerden bazıları şunlardır:TEKEL,THY,TCDD,TEK,...

KAMU İŞLETMELERİ (PUBLIC ENTERPRISES) :
Sermayelerinin tümü veya büyük bir kısmı devlete ait olan kuruluşlardır.Bu kuruluşlar devlete gelir sağlamak,ekonomik kalkınmayı hızlandırmak gibi kar amaçla kuruldukları gibi ; sosyal ve kültürel bakımdan gelişmemiş bölgelerin gelişmesini sağlamak gibi sosyal amaçla da kurulabilirler.

KAMU MALİYESİ (PUBLIC FINANCE) :
Kamu maliyesi, devlet faaliyetlerini iktisadi ve mali yönden ele alan ve bu faaliyetlerin neden olduğu sorunlara çözüm yolu arayan bir bilim dalıdır. Bu bilim dalının başlıca konusunu , kamu gelirleri ve harcamaları oluşturmaktadır. Kamu maliyesi , yapılacak harcamaları ve bunlar için gerekli gelirlerin sağlanmasına yönelik sorunları iktisadi , mali , hukuki yönden ele alarak incelemektedir.

KAMU SEKTÖRÜ (PUBLIC SECTOR) :
Semayesinin tümü veya yarısından çoğu devlete ait olan , dolayısıyla devlet kontrolü altında işlevlerini sürdüren ekonomik birimlerin tümüne verilen addır.Ülkede gerekli olan altyapıyı sağlamak , yatırımlar gerçekleştirmek , gelir dağılımının iyileştirilmesi kamu sektörünün başlıca görevlerindendir.

KAMU SEKTÖRÜ AÇIĞI (PUBLIC SECTOR DEFICIT ) :
Kamu sektöründe meydana gelen ve kamu gelirlerinin kamu giderlerini karşılayamaması durumuna "Kamu Sektörü Açığı" denmektedir.Bunu gidermek için , devlet finansman sağlamak amacıyla iç ve dış borçlanma yoluna gider.Bu açığı gidermenin bir başka yolu ise emisyon yoluyla kamu giderlerini finanse etmektir.

KAMU TÜKETİMİ (PUBLIC CONSUMPTION) :
Kamu Tüketimi , kamu hizmetlerini karşılamak amacıyla gerekli olan mal ve hizmetlerin alımıyla ilgili olarak yapılan cari harcamaların tümüdür.Bir harcamanın kamu tüketimi sayılabilmesi için gerekli olan bir mal veya hizmeti kapsayan harcama niteliği taşıması gerekmektedir.

KAMULAŞTIRMA (EXPROPRIATION, NATIONALISATION) :
Hükümet veya kamu tüzel kişileri tarafından kamu yararı için özel mülkiyete ait mallara el konulmasıdır. Bunun karşılığında mal sahibine malın değeri ödenir ve malın mülkiyeti malı satın alan kuruma geçer.

KANUNİ YEDEK AKÇE (LEGAL RESERVE) :
Anonim şirketlerin ana sermayenin sürekliliğine yardım amacıyla , ayırmak zorunda oldukları meblağdır. Bu meblağ şirketlerin yıl sonu net kârlarının %5'idir.

KAPANIŞ FİYATI (CLOSING PRICE) :
Bir seansta Borsa kaydına alınan (tescil edilen) en son işlem gördüğü fiyattır.

KAPASİTE KULLANIM ORANI (RATE OF CAPACITY UTILISATION) :
Kapasite kullanım oranı, bir üretim biriminin kullanım kapasitesinin, aynı üretim biriminin maksimum kapasitesine olan oranıdır. Fakat maksimum kapasiteye ulaşmak çok zor olduğundan, genellikle "çalışma derecesi" denilen formülden yararlanılmaktadır. çalışma derecesi, kullanım kapasitesinin prtaik kapasiteye olan oranıdır.

KAPİTALİZASYON :
Herhangi bir işletmenin birikmiş yedek akçe ve karının sermaye artırımında kullanılmasına denir.

KAPİTALİZM (CAPITALISM) :
Kapitalizm, özel mülkiyet ve kişel kârlılığa dayanan bir ekonomik örgütlenme şeklidir. Bu sistemede kişiler kendi çıkarları doğrultusunda ekonomik faaliyetlerde bulunurlar.

KÂR (PROFIT) :
Kâr, bir üretim faktörü olarak müteşebbüsün üretimden almış olduğu paya verilen addır.

KARA PARA (ILLICIT MONEY) :
Kara Para, illegal yollarla elde edilen gelirleri ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.

KÂR DAĞILIMI (PROFIT DISTRIBUTION) :
Kâr dağıtımı, her yıl sonunda şirketlerin elde ettiklerikârdan şirket ortaklıkları arasında paylaşımışeklinde ifade edilmektedir. Fakat şirketler kâr sağlayamadıkları sürece kâr dağıtamazlar. Kâr, ortaklar arasında şirket sözleşmesi ve kanunda belirtilen oranda dağıtılmaktadır.

KAR DAĞITIM ORANI :
İşletmenin net dönem karından ne kadarının adi hisselere temettü olarak dağıtıldığını gösterir. (Toplam Temettü / Net Dönem Karı)

KÂR GÜDÜSÜ (PROFIT MOTIVE) :
Kâr güdüsü, mütetebbüsün üretim faaliyetine giritmesini ve faaliyetin devamlılığını sağlayan etkendir.

KÂR MAKSİMİZASYONU (PROFIT MAXIMIZATION) :
Belli bir üretimi en az maliyetle veya en yüksek üretimi en az maliyetle gerçekleştirme amacına kâr maksimizasyonu denilmektedir.

KAR MARJLARI :
Brüt, faaliyet, ve net kar rakamlara bakılır - ne kadar yüksekse o kadar iyi-. Ayrıca, nakit çıkış gerektirmeyen kalemlere faaliyet karı ilave ederek Vergi, Finansman gideri, Amortisamn öncesi Kar (VFAÖK) marja da bakarak gerçekte şirket operasyonlarından ne kadar kar ettiğini gösterir

KÂRLILIK (PROFITABILITY) :
Karlılık , işletmenin belli bir dönemde sağladığı karın aynı dönem işletmede kullanılan sermayeye oranıdır.Karlılık ayrıca üretim maliyetinin sermayeye bölünmesi şeklinde de formüle edilebilir.

KÂRLILIK RASYOLARI (PROFITABILITY RATIOS) :
Karlılık Rasyoları , işletmenin finansman ve işletme politikalarının uygulama sonuçlarını ölçen oranlardır.1)Gayrisafi faaliyet marjı rasyosu:Gayrisafi Faaliyet karı / Satışlar 2)Faaliyet Marjı Rasyosu:Faaliyet Karları / Satışlar 3)Net Kar Rasyosu:Net Kar / Satışlar 4)Pay Başına Kazanç Ve Temettü Rasyoları:Pay Başına Kazanç;Net Kar / Pay Sayısı Pay Başına Temettü:Dağıtılacak Kar / Pay Sayısı

KARMA EKONOMİ (MIXED ECONOMY ) :
Özel sektörün yanında kamu sektörününde üretici, düzenleyici ve denetleyici olarak ekonomide yer aldığı düzendir.

KARMA FON :
Hisse senetleri, borçlanma senetleri, altın ve diğer kıymetli madenlerin en az ikisinden oluşan ve her birinin değeri fon portföy değerinin %20’sinden az olmayan fonlardır.

KARMA İŞLETMELER (PRIVATE AND PUBLIC OWNED INSTITUTIONS) :
Kamu tüzel kişilerin ve özel kişilerin biraraya gelerek kurdukları işletmelerdir.

KARŞILIK (PROVISION) :
İşletmenin gerçekleşmiş veya gerçekleşebilecek zararları karşılamak amacıyla aldığı muhasebe önlemidir.Bu önlemler , genellikle varlıklar değerindeki azalmalara karşı ve işletme için yükümlülük doğurabilecek olaylara karşı alınmaktadır.

KARŞILIKSIZ ÇEK (BAD CHEQUE, OVERDRAFT) :
Karşılıksız Çek , keşide edilmiş olan çekin muhatap bankada karşılığı olmaması durumudur.

KARTEL (CARTEL) :
Şirketlerin hukuki varlıklarını korumak şartıyla ekonomik faaliyetlerdeki bağımsızlıklarını kaybetmeleridir.Kartel anlaşması yapan şirketler, tüzel kişiliklerini korudukları halde piyasayı etkilemek üzere anlaşma yaptıkları konularda artık bağımsız hareket imkanından yararlanamazlar.

KÂR-ZARAR HESABI (PROFIT AND LOSS ACCOUNT) :
Kâr- zarar hesabı, bir işletmede dönem sonu kâr- zarar durumunu ortaya koyan, gelir ve giderleri özetleyen hesap türüdür.

KATILMA BELGESİ :
Yatırım fonlarına katılanların sahip oldukları payları ve hakları gösteren, paraya çevrilebilen, nama ve hamiline yazılı kıymetli evraktır.

KATILMA PAYI (SHARE) :
Katılma Payı , bir şirkete ortak olan bir kişinin, şirketin toplam sermayesi içindeki payıdır.

KATMA BÜTÇE (ANNEXED BUDGET) :
Kamu bütçesinden ayrı olarak, Kamu İktisadi kuruluş ve işleyiş kanunlarına uygun olarak hazırlanan bütçelerdir. Bu bütçelerin gelir ve giderleri arasındaki fark, genel bütçeye dahil edilir.

KATMA DEĞER (ADDED VALUE) :
Bir malın üretiminin tüm aşamalarında satış fiyatından bir önceki aşamada yapılmaış ana tüketim harcamasının çıkarılmasından kalan miktardır.

KATMA DEĞER VERGİSİ (VALUE ADDED TAX) :
Katma Değer Vergisi malın üretiminden tüketimine kadar geçen süre içinde kazandığı katma değer üzerinden alınan ve vergimatrahından düşülmesine imkan veren veya her aşamadaki katma değeri vergileyen bir yayılı muamele vergisidir.Katma Değer Vergisi tüketim vergisi niteliğindedir.Bu yüzden , mallardan başka ,bankacılık serbest meslek sahibi hizmetleri , sigorta ,vb.hizmetlerden de alınmaktadır.

KAYDİ PARA :
Bankaya yatırılarak mevduat hesabına geçen nakit para. Bankalar, topladıkları mevduatın belli bir oranını yasal karşılık olarak ayırıp, kalanı ile nakit kredi verebilirler. Bu kredi bankacılık sistemine tekrar mevduat olarak girdiğinde, kaydi para kredi miktarı kadar artar.

KAYITLI SERMAYE (REGISTERED, AUTHORIZED CAPITAL ) :
Ortaklıkların, esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak kaydıyla, Yönetim Kurulu Kararı ile, Türk Ticaret Kanunu'nun sermayenin artırılmasına dair hükümlerine tâbi olmaksızın, çıkartabilecekleri azami hisse senedi miktarını gösteren, Ticaret Sicili'ne tescil edilmiş sermayeleridir. Kayıtlı Sermaye sözleşme hükümleri uyarınca anonim şirketlerde,sayıları ve nominal değerleri belirlenmişşekilde ihraç edilebilecek hisse senetlerinin tutarı şeklinde tanımlanmaktadır.

KAYNAK (SOURCE, RESOURCE) :
Kaynak,insanların toplum içinde mevcut gereksinimlerini karşılamak üzere mal ve hizmet üretmek için gerekli faktörlerdir.Ayrıca bir işletmenin faaliyetini başlatması ve devam ettirebilmesi için gerekli para, kredi gibi varlıklarda kaynak olarak kullanılmaktadır.

KAYNAK DAĞILIMI (RESOURCE ALLOCATION) :
Bir ülkeninin sahip olduğu kaynakların , ülke ekonomisinde çeşitli kullanım alanları arasında dağılımıdır.Bu dağılımı ,bazı ülkelerde merkezi otorite tarafından belirlenirken bazı ülkelerde de piyasa mekanizmasının otomatik işleyişi doğrultusunda belirlenmektedir.Kaynak dağılımında mevcut en önemli sorun etkin kaynak dağılımının gerçekleştirilmemesidir.

KAYNAK TAHSİSİ (ALLOCATION OF RESOURCES) :
Bir ülkede üretim amaçları çerçevesinde gerçekleştirilmemesi istenen kıt kaynakların , girdi bazında kullanım önceliklerinin saptanmasıdır.

KAZA SİGORTASI (ACCIDENT INSURANCE) :
Sigorta yaptıran kişinin bir kaza sonucu olabilecek hasarını karşılayan sigorta türüdür.Kaza sigortaları ,hırsızlık sigortası ,kişisel kaza sigortası ,motorlu kaza nakil araçları sigortası gibi çeşitlidirler.

KEŞİDE (DRAWING) :
Keşide, ödeme emri niteliği taşıyan herhangi bir çek veya poliçenin düzenlenerek imzalanması ve muhataba ibraz edilmek üzere lehdara veya hamile verilmesidir.

KEŞİDECİ (DRAWER) :
Keşideci,ödeme emri niteliği taşıyan herhangi bir çek veya poliçeyi düzenleyerek imzalayan ve muhataba veya lekdara yapılacak olan ödeme için emri veren kitidir.

KIDEM TAZMİNATI (SEVERANCE PAY, DISMISSAL PAY) :
Bir işyerinde en az bir yıl çalışmış bir işçiye , hizmet sözleşmesindeki şartların sona ermesi durumunda , işveren tarafından ödenen paradır.İşçiye kıdem tazminatının verildiği durumlar şunlardır:işçinin ölümü ; hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshi ; hizmet sözleşmesinin işçi tarafından feshi ; işçinin emekliliğe hak kazanarak işten ayrılması ; işçinin askerlik nedeniyle işten ayrılmasıdır.

KISA DÖNEM (SHORT PERIOD, SHORT RUN) :
Kısa Dönem ,firmaların mevcut üretim kapasiteleri ile üretimlerini arttırabilecekleri dönemdir.Kısa dönemde , firma mevcut üretim kapasitesini daha az veya çok kullanmak ya da stok ayarlamaları yapmak suretiyle piyasada olan talep değişimlerine cevap verebilmektir.

KISA DÖNEM MALİYET EĞRİLERİ (SHORT RUN COST CURVES) :
İşletmecilerin sadece bazı girdilerin miktarlarını değiştirebildikleri, bazılarının ise sabit kalma zorunluluğu olduğu belirli bir dönemde karşılaşılan üretim maliyet ilişkileridir.

KISA VADELİ BORÇ (SHORT TERM LOAN) :
Genellikle bir yıl gibi kısa bir dönem içerisinde ödenmesi gereken borçtur.

KISMİ DENGE ANALİZİ (PARTIAL EQUILIBRIUM ANALYSIS) :
Kısmi Denge Analizi , ekonominin yalnızca belirli bir kesiminin denge durumunu inceleyen analizdir.Ekonomik olayların çeşitli gruplara ayrıldığı Kısmi Denge Analizinde , meydana gelen olayların sabit kaldığı ve birbirlerini etkilemedikleri varsayılır.Böylece , incelenen olayın temel faktörleri arasındaki fonksiyonel bağlılık belirlenir.

KIYI (OFF-SHORE)BANKACILIĞI (OFF-SHORE BANKING) :
Kıyı Bankacılığı , ülke dışından temin edilen fonların yine o ülke dışında kullandırılmasını amaçlayan bir bankacılık türüdür.Bu tip bankalar genellikle serbest bölgelerde faaliyet göstermektedirler.Kıyı Bankalarının bulundukları ülkedeki banka kurallarına uyma zorunlulukları yoktur , ayrıca bu bankalar bulundukları ülkede mevduat toplayamazlar.Bu bankaların döviz hesaplarına bir kısıtlama konulamaz ve gelirleri vergilendirilemez.

KIYMETLİ EVRAK (SECURITY) :
Kıymetli Evrak , üzerinde yazılı hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve ayrı olarak başkasına devredilmeyen yazılı senetlerdir.Senet ibraz edilmeksizin , hiçbir hak ileri sürülemezve talep edilemez.Poliçe , bono ,çek dışında hisse senetleri , konşimento ,tahviller ,varant kıymetli evrak türleridir.Kıymetli Evrak devir bakımından isme yazılı senetler ,emre yazılı senetler ve hamile yazılı senetler olarak üçe ayrılırlar .İsme yazılı senetlerin devir beyanı ile başkasına devredilebilirler.Emre yazılı senetler ciro ile başkasına devredilebilirler.Tedavül imkanı çok olan hamile yazılı senetler ise taşıyanın hak sahibi olduğu ve senedin teslimi ile hakkında devredilebildiği senetlerdir.

KİRA (RENT) :
Kira, belirli bir bedel karşılığında herhangi bir mal gayrimenkul veya bir menkulün kullanım hakkını elde etmektir.Kira genellikle para olarak ödendiği gibi , tarımda para yerine ürün olarak da verilebilmektedir.

KİRLİ DALGALANMA (DIRTY FLOAT) :
Ülkenin ekonomik bakımdan rekabet gücünü kaybetmemesi için veya koruması için döviz kurlarına yapılan resmi müdahaleye kirli dalgalanma denilmektedir.

KİŞİ BAŞINA GELİR (PER CAPITAL INCOME) :
Bir ülkede yaratılan mal ve hizmetlerin parasal değerlerinin toplamının o ülkede yaşayanların sayısına bölümüdür.Kişi başına milli gelirin artması , milli gelirin nüfustan daha hızlı arttığını göstermektedir.

KİŞİSEL GELİR (PERSONEL INCOME) :
Milli ekonomide , genellikle bir yıl gibi belirli bir dönem içerisinde kişilerin ellerine geçen toplam gelir miktarıdır.Kişisel gelir şöyle hesaplanmaktadır:.MG:Milli Gelir + ( transfer harcamaları + subvansiyonlar ) - ( kurumlar vergisi + şirketlerin dağıtılmayan karı + sosyal kesintiler )

KOLLEKTİF ŞİRKET (OPEN COMPANY) :
İki veya daha fazla kişinin biraraya gelerek kurdukları ve borçlularına karşı sınırsızca sorumlu olmak için anlaşarak kurdukları şirkete kollektif şirket denilmektedir.Kollektif şirketler sözleşme ile ve sadece özel kişiler tarafından kurulabilirler.Tüzel kişiler bu şirkete katılamazlar.

KOMANDİT ŞİRKET (COMMANDITE COMPANY) :
Şirket alacaklılarına karşı sorumlulukları sınırlı ve sınırsız olmak üzere çeşitli ortaklıklardan kurulu şirkete komandit şirket denilmektedir.Sorumlulukları sınırlı olmayan ortaklara "komandite" şirkete yatırdıkları anamal oranında sorumlu ortaklara ise "komanditer " denilmektedir.Şirketi yöneten kişiler komandite ortaklar olup , komanditen ortaklarsa tüzel kişilerdir.

KONKORDATO (ARRANGEMENT OF BANKRUPTCY, FILING FOR FINANCIAL PROTECTION) :
Kendi kusuru olmaksızın, malî durumu bozulmuş olan bir borçlunun alacakları ile yaptığı bir anlaşmadır. Bu anlaşma sonucunda, alacaklıların en az üçte iki oranında çoğunluğu alacaklarının belirli bir bölümünden vazgeçer, borçlu ise geri kalan borçlarını bir plan dahilinde ödemeyi kabul eder. Konkordato, Ticaret Mahkemesi'nin onayı ile geçerlilik kazanır. İflas etmiş iyi niyetli bir borçlunun , malları tasfiye edilmeden işini devam ettirerek borçlarını ödeyeceğine dair alacaklılar ile yaptığı sözleşmedir.

KONSERN (CONCERN) :
İki veya daha fazla işletmenin tasarruf amacı ile ekonomik ve hukuk açısından bağımsız kalarak mali yönden birleşmeleridir.Bu tip işletmeler , hisse senetlerini birbirleriyle değiştirerek aralarıda ortaklık oluştururlar.

KONSİNYE MAL (CONSIGNMENT) :
Konsinye Mal , satılmak üzere bir komisyoncu veya tüccara bırakılan maldır. Bu satış, malı satan kişinin adına fakat mal sahibinin hesabına yapılır.

KONSOLİDASYON (CONSOLIDATION) :
Devletin vadesi gelmiş kısa vadeli borçlarını ödeme imkanına sahip olmamasından dolayı bu borcu orta veya uzun vadeli borca dönüştürülmesidir.Devlet bu işlemi bazen piyasanın enflasyonist baskı altına girmesi endişesi ile de yapabilir.Konsolidasyon devletin hem iç borçlarına ,hem de dış borçlarına yapılabilir.

KONSOLİDE BİLANÇO (CONSOLIDATED BALANCE SHEET) :
Konsolide Bilanço,aralarında sermaye ilişkisi olan firmaların aynı tarih veya döneme ait bilanço kalemlerinden ve karşılıklı ilişkiler ile ilgili kayıtların biraraya gelmesiyle düzenlenen bilançodur.

KONSOLİDE BÜTÇE (CONSOLIDATED BUDGET) :
Konsolide Bütçe , devletin bütün gelir ve giderlerinin tek bir bütçe içinde toplanmasını amaçlayan ve bütçe birliği ilkesinin sağlanması için kamuya ait tüm birimlerin bütçelerinin biraraya getirilmesi ile oluşan bütçedir.

KONSORSİYUM (CONSORTIUM) :
Konsorsiyum, iki veya daha fazla itletmenin artak bir amacı gerçekleştirmek için gerekli olan finansman konusunda geçici olarak yaptıkları işbirliğidir.Projenin gerçekleşmesinden sonra yapılan bu işbirliği geçerliliğini kaybetmektedir.Elde edilen kar ise işletmeler arası bölüşülür.

KONŞİMENTO (CONSIGNMENT, BILL OF LOADING) :
Gemiye yüklenilen bir malın teslim alındığını gösteren ,gönderenin ve alıcının adlarının yazılı olduğu hukuki belgedir.Malın alıcısına genellikle önceden gönderilen bu belge , alıcının mal üzerindeki mülkiyet hakkını gösterir.Alıcı ,bu belge olmaksızın malları teslim alamaz.

KONTRGARANTİ (COUNTER GUARANTEE) :
Dış ticaret işlemlerinde peşin olarak mal satışı sırasında ihracatçı ülkenin malı teslim etmemesi durumunda ödenen meblağnın ihracatçıya ülkeye iade edileceğini bildiren ve ihracatçı ülkenin güvenilir bir bankasının taahhüdünü kapsayan teminattır.

KONVERTİBİLİTE (CONVERTIBILITY) :
Bir ülke parasının , döviz piyasalarında başka bir ülke parasıyla serbestçe değiştirililebilmesidir.Bu değişim için gerekli özelliklere sahip paraya konvertibl para denilmektedir.Bir paranın konvertibl olabilmesi için uluslararası olarak talep edilmesi ve istikrarlı bir değere sahip olması gerekmektedir.Bir ülke parasının başka bir ülke parasıyla kısıtlama olmaksızın değiştirilmesi tam konvertibilite , bazı sınırlamalar çerçevesinde değiştirilmesi ise sınırlı konvertibilite olarak adlandırılmaktadır.

KONVERTİBL TAHVİL (CONVERTIBLE BOND) :
Tahvil satın alan kişilere , ihraçcı şirket tarafından ,bu tahvilin belirli bir fiyat belirli bir fiyat karşılığı başka menkul kıymetlere dönüştürebilme hakkının tanındığı tahvil türüdür.Tahvil hisse senedine veya herhangi bir menkul kıymete çevirilebilir.Bu tip tahvillerde tahvilin dönüştürülme süresinin başlangıç ve bitiş sürelerinin baştan belirlenmesi şarttır.

KOOPERATİF (COOPERATIVE) :
İnsan gereksinimlerinin yoluyla sağlanan ve ortakların çıkarlarının korunması amacıyla kurulmuş olan ekonomik kuruluşa verilen addır.Kooperatifler üretim,tüketim,kredi ve yapı kooperatifleri olarak bölümlendirilebilir.Üretim kooperatifleri ,ortak üretimde bulunmak için ;tüketim kooperatifleri,gereksinim maddelerinin daha ucuza sağlanması için ;kredi kooperatifleri,ortaklara kısa vadeli krediler sağlamak için ;yapı kooperatifleri ise ortakların daha az maliyetle konut sahibi olabilmeleri için biraraya gelerek kurdukları kooperatiflerdir.

KOTA (QUATO) :
Uluslararası ticaretteithaline izin verilecek mal miktarının hükümet tarafından miktar veya değer olarak sınırlandırılmasıdır.Kotalar , global kotalar ve gümrük tarife kotaları olarak çeşitlidir.Global kotalar , sadece ithal edilecek mal miktarını belirleyen kotalardır.Gümrük tarifeleri kotaları ise ,belirli bir ithalat miktarına kadar ödenen gümrük vergisi normal iken , bu miktarın aşılması halinde tarifeler değişmektedir.Kotalarda genellikle hükümet tarafından bir üst sınır saptanır ve bu sınırın üzerinde olan miktarlar için malın ithaline izin verilmez.

KOTASYON (LISTING) :
Menkul kıymetlerin listeye alınması işlemidir.

KOTE EDİLMİŞ MENKUL DEĞERLER (LISTED SECURITIES) :
Örgütlenmiş menkul değerler borsasında alınıp satılan finansal varlıkların tümüne verilen addır.

KOTE OLMAYAN MENKUL DEĞERLER PİYASASI (OVER-THE-COUNTER MARKET) :
Örgütlenmiş menkul kıymetler borsasına kote edilmemiş olan menkul kıymetlerin alınıp satıldığı borsalara verilen addır.

KREDİ (CREDIT) :
Kredi,mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir süre sonunda , belirli şartlar çerçevesinde geri alınmak üzere verilmesi veya verilmiş bir varlığın ödenmesine kefil olunması durumudur.Krediler , vadelerine,kullanıldıkları sektörlere ,kredi alanlarına ,veriliş yerlerine göre çeşitlidirler.Kısa,orta,uzun, vadeli krediler,teminatlı ve teminatsız krediler üretim,tüketim kredileri ,ticari endüstriyel krediler tarım kredileri , yapı kredileri,özel sektöre ve kamu sektörüne verilen krediler şeklinde örnek verilebilir.

KREDİ DEĞERLİLİĞİ (CREDIT WORTHINESS) :
Kredi talebinde bulunan firmaya kredi verilip verilmeyeceği için yapılan istihbarat ve değerlendirme sonrası varılan sonuca kredi değerliliği denilmektedir.

KREDİ KARTI (CREDIT CARD) :
Bir kredi kurumunun üye ve kart sahiplarine belirli yerlerde kredili alışveriş imkanı sağlayan kartıdır.Bu kartlar sadece kredi kartının geçerli olduğu mağazalarda geçerlidir.

KREDİ STOKU (CREDIT STOCK) :
Ticaret ,yatırım ve kalkınma bankalarının verdiği krediler ile merkez bankasının kredilerinin oluşturulduğu kredi miktarıdır.

KREDİLİ SATIŞ (SALE ON ACCOUNT) :
Malın teslim edilmesinden bir süre sonra bedelinin ödenmesi şeklinde yapılan satış türüdür.Bu tip satışlarda belirli bir vade söz konusudur.Eğer bedel alıcı tarafından vadesinden önce ödenirse ,belirli bir oranda indirim yapılır.

KULLANILABİLİR GELİR (DISPOSABLE INCOME) :
Kişisel gelirden doğrudan doğruya devlete ödenen vasıtasız vergilerin çıkartılmasından sonra kalan gelirdir.

KUPON (COUPON) :
Tahvillerin faizini almak üzere veya hisse senedi sahiplerinin bazı ortaklık haklarının (karpayı, bedelli/bedelsiz sermaye artırımına katılma hakları) kullanımını teminen hisse senetleri üzerinde bulunan ve sistematik olarak numaralandırılmış kıymetli evraktır.

KUPÜR (DENOMINATION) :
Para, tahvil ve hisse senetlerinin, üzerlerinde yazılı değere göre, her birimine verilen isimdir.

KUR RİSKİ (EXCHANGE RISK) :
Döviz kurlarında meydana gelen değişikliklerden dolayı olabilecek zarar olasıklarıdır.Bu değişiklerin çok yaşandığı dönemlerde kur riski dış ticaretin yavaşlamasına neden olur.

KURTAJ (BROKERAGE FEE) :
Aracı kuruluşların, aracı olarak Borsada gerçekleştirdikleri işlemler karşılığında menkul kıymetlerin işlem fiyatlarıyla hesaplanan tutar üzerinden müşterilerinden aldıkları komisyondur. Kambiyo ve menkul değerler borsalarında faaliyette bulunan borsa acentelerinin ,müşterileri adına yaptıkları alım satımlar üzerinden aldıkları ücrettir.

KURUCU HİSSE SENEDİ (FOUNDER'S SHARE) :
Anonim ortaklıkların kuruluşu sırasında veya bu ortaklıkların sermaye arttırımlarında kuruculara ya da kuruluşa yararı geçen diğer kişilere verilen nama yazılı bedelsiz hisse senetlerine " kurucu hisse senedi " denir.Bu tip senetler sadece kara katılma hakkı sağlarlar.

KURUMLAR VERGİSİ (CORPORATION TAX) :
Safi kurum kazançları üzerinden alınan nisbi bir vergidir.Gerçek kişiler dışında kalan bazı kişilerin safi kazançlarından alınan

KURUMSAL YATIRIMCI (INSTITUTIONAL INVESTOR) :
Sigorta şirketleri, bankalar, yatırım ortaklıkları gibi bazı işletmeler yatırım yapmak amacıyla yüklü fonlara sahiptirler.Bu tip yatırımcılar piyasada kurumsal yatırımcı olarak adlandırılır.

KURYE KREDİSİ (MAIL CREDIT) :
Dış ticaret işlemlerinde kullanılan ve amir bankanın muhabir bankadan sağladığı kısa vadeli kredi türüdür.Bu uygulamada , muhabir banka amir bankanın açacağı akreditife dayanarak ihracatçıya ödeme yapar ve ödeme dekontunu ve belgelerini amir bankaya gönderir.Amir banka da muhabir bankaya geri ödeme yapar.

KUVERTÜR (PROVISION) :
Akreditif karşılığı yapılan ithalat sırasında , akreditif tutarı kadar dövizin muhabir bankada hazır olduğunu ve mal belgeleri ile dekontun verilmesiyle ihracatçıya ödeme yapılması için yetki verildiğinin amir bankaya bildirilmesi işlemidir.

KÜSURAT EMİR (ODD LOT ORDERS) :
1 lotun içerdiği hisse senedi sayısından daha az miktarlar için verilmiş emirlerdir. (lot altı emirler) Küsürat emirler fiyatsız girilir. Küsürat emirler ilgili hisse senedinin lot piyasasında işlem gördüğü en son fiyattan gerçekleşir.

LEHDAR (BENEFICIARY) :
Çek, bono, poliçe gibi ticari senetlerde, bu senetlerden yaralanabilecek yani senet üzerinde adı yazılı olan kişidir. Hamiline veya emrine yazılı senetlerde ise lehdar senedi elinde bulunduran ya da emrinde tutan kişidir.

LİBERALİZM (LIBERALISM) :
Ekonomik hayatta, dini inanışlarda ve politik faaliyetlerde bireysel davranışların özgürlüğünü savunan bir dünya görüşüdür. Ekonomik liberalizmi, serbest rekabet ve devletin ekonomiye karışmaması şeklinde özetlemek mümkündür. Ekonomik liberalizmin öncüsü olan Adam Smith, kişilerin ekonomide kendi çıkarlarını maksimuma çıkarmaya çalışırken; toplumsal çıkarın da maksimum olacağını öne sürmüş ve bunun "gizli el" aracılığı ile gerçekleştiğini savunmuştur.

LİBOR (LIBOR -LONDON INTERBANK OFFERED RATE-) :
Londra bankaları arasında günlük olarak belirlenen ve genellikle 3-6 ay vadeli krediler için geçerli olan dolar mevduat faiz oranıdır. Londra saati ile 11:00' de sabitlenen bu oran piyasalar tarafından referans faizi olarak kullanılmaktadır.

LİKİDİTE (LIQUIDITY) :
Kişilerin ve firmaların ellerinde veya hesaplarında mevcut bulunan, kullanılmaya hazır para ve altın, hisse senedi gibi satın alım gücüne denilmektedir.

LİKİDİTE ORANI (LIQUIDITY RATIO) :
Bir işletmenin kısa süreli borçlarını ödeyebilme kabiliyetidir. Likidite oranı birin üzerinde ise kısa süreli borç ödeyebilme kabiliyetinin arttığını ; bire eşit ve altında ise, bu yetinin azaldığını göstermektedir.

LİKİDİTE RİSKİ :
Sahip olunan kıymetin istenildiğinde paraya çevrilememesini, kıymetin cari piyasa değerinin altında elden çıkarılmasını ifade eder.

LİKİDİTE TUZAĞI (LIQUIDITY TRAP) :
Ekonomide faiz oranlarının en düşük olduğuna inanılan düzeyinde spekülasyon güdüsüyle para talebinin tam esnek olduğu durumdur. Faiz oranı yüksekken yani tahvil fiyatları düşükken, spekülasyon güdüsüyle para talebi azalmaktadır. Faiz oranı düştükçe yani tahvil fiyatları arttıkça para olarak tutulmak istenir. Faiz oranının öyle bir seviyesi vardır ki bu seviyede artık atıl para talebi tam esneklik kazanır ve likidite tuzağına düşülmüş olur.

LİKİT FON :
Vadesine 90 günden az kalmış sermaye piyasası araçlarından oluşan fonlardır.

LİKİT VARLIKLAR (LIQUID ASSETS) :
Bir işletmenin büyük bir değer kaybına uğramaksızın kısa süre içinde nakite dönüştürebileceği varlıkların tümüdür. İşletmenin veya kişinin sahip olduğu en likit varlık paradır. Devlet tahvilleri de istenildiği anda paraya çevirebilir. İşletmenin sahip olduğu fabrika, makina vb. malların likiditesi düşüktür.

LİMİTED ŞİRKET (LIMITED COMPANY) :
En az 2 en fazla 50 özel veya tüzel kişinin biraraya gelerek bir ticaret ünvanı altında kurdukları ve ortakların yatırdıkları ana sermaye miktarıyla sorumlu oldukları şirket biçimidir. Şirket sözleşmesinde şirketin ticari ünvanı, faaliyet konusu şirketin merkezi esas sermaye ve ortakların payları ve şirketin süresi yer alır. Şirket ortakları, müdür sıfatıyla şirketi temsil etmeye ve işleri yürütmeye yetkilidir.

LİMİTLİ EMİR (LIMIT ORDERS) :
Emri veren alıcının, işlemin gerçekleşmesi için kabul ettiği en yüksek fiyatı, satıcının ise satmaya razı olduğu en düşük fiyatı belli ettiği emir tipidir.

LOT (LOT) :
Hisse senetleri piyasasında işlem birimidir. İ.M.K.B. Hisse Senetleri Piyasası’nda, 1 lot; 1.000.-TL nominal değerli 1000 adet hisse senedini veya 1.000.000 TL nominal değerli hisse senedini ifade eder.

LOKAVT (LOCK-OUT) :
Bir işyerinde işverenin, işçilerin yapılmasını istedikleri dileklerini kabul ettirmek veya aşırı taleplerini önlemek amacıyla, işyerini yasalara uygun olarak kapatarak işçileri toplu olarak işten uzaklaştırmasıdır.

MACD GÖSTERGESİ (The Moving Average Convergence / Divergence: hareketli ortalamaların Uyumluluğu ve Uyumsuzluğu) :
MACD’de üç hareketli ortalama vardır ve iki çizgi kullanılır. İlk çizgi MACD çizgisidir ve 26 günlük hareketli ortalamadan 12 günlük hareketli ortalama çıkarılmasıyla oluşur. MACD çizgisini düzleyecek ikinci çizgi (sinyal çizgisi) için 9 günlük hareketli ortalama kullanılır. MACD çizgisi sinyal çizgisini yukarı kestiğinde al, aşağı kestiğinde sat sinyali verir.

MADDİ MALLAR (TANGIBLE GOODS) :
Bir işletmenin sahip olduğu arazi, makina, taşıt, bina gibi sabit varlıklardır. Maddi mallar , uzun veya kısa süreli olarak saklanabildikleri gibi , bir kişinin mülkiyetinden bir başkasının mülkiyetine de geçebilirler.

MADDİ OLMAYAN MALLAR (INTAGIBLE GOODS) :
Bir işletmenin sahip olduğu patent ,şerefiye , telif hakkı gibi fiziki bir varlığı olmayan mallardır. Bu malların mülkiyetinin el değiştirmesi mümkün değildir.

MADDİ OLMAYAN SERMAYE (INTANGIBLE CAPITAL, INTANGIBLE PROPERTY) :
Patent hakkı , şerefiye , imtiyazlık gibi elle tutulup gözle görülmeyen sermaye unsurlarıdır.

MADDİ SERMAYE (TANGIBLE CAPITAL) :
Arsa , bina , makina , alet gibi elle tutulup , gözle görülebilen sermaye unsurları maddi sermaye unsurlarıdır.

MADENİ PARA (COINAGE, METALLIC MONEY, METAL CURRENCIES) :
Madenden yapılmış olan paradır.Önceleri altın , gümüş gibi değerli maddelerden yapılan madeni paralar , günümüzde nikel , alüminyumgibi gerçek değerleri daha düşük maddelerden yapılmaktadır.

MAHALLİ ÇEK (LOCAL CHEQUE) :
Çekin düzenleme ve ödeme yeri aynı şekilde ise , bu tip çeklere mahalli çek denilmektedir.Mahalli çeklerin ibraz süreleri on gündür.

MAHFUZ HİSSE (LEGAL PORTION) :
Kanuni mirasçılara bırakılması zorunlu olan miras payıdır. Medeni Kanun'a göre miras bırakan kişinin çocukları , torunları , torununun çocukları , annesi , babası , kardeşi , eşi mahfuz hisse sahipleridir.

MAHSUP (TO THE CREDIT OF THE ACCOUNT) :
Üyelerin, bir piyasadan doğan alacaklarını talimatları doğrultusunda, diğer bir piyasa işleminden doğan borçlarını ödemede kullanabilmeleridir. Hesaba geçirmek , kaydetmek anlamına gelen mahsup terimi , ticari işlemlerde borçlanılmış bir tutar karşılığı para veya mal olarak yapılan ödemedir.

MAHSUP ÇEKİ (ELIMINATION CHEQUE) :
Üzerinde "mahsup çekidir" veya "bedeli hesaba geçirilecektir" ibaresi bulunup , bedeli hesaba geçirilen çektir.

MAKRO İKTİSAT (MACRO ECONOMICS) :
Ekonomik faaliyetlerin bütün olrak incelenmesidir. Milli gelir , uluslararası ekonomik ilişkiler , büyüme ve gelişme, para ve kredi politikaları, maliye politikası makro iktisadın konularına girer.

MAKTU TEMİNAT (FIXED COLLATERAL) :
Borsa üyeleri tarafından hisse senetleri piyasasında işlem yapabilmek için yatırılması gereken teminatın tüm aracı kuruluşlar için sabit tutar olarak belirlenen kısmıdır.

MAKTU VERGİ (LUMP-SUM TAX) :
Mükellefler arasında ayrım yapmaksızın , herkesten eşit olarak alınan vergidir. Baş ve damga vergilerini maktu vergiye örnek verebiliriz. Bazı harç türleri de bu vergi kapsamındadır.

MALİ ARACI (FINANCIAL INTERMEDIARIES) :
Kıymetli evrak , menkul değer veya mali değer içeren her tür evrakın alım satımına aracılık eden kişilere mali aracı denilmekteidr.Mali aracılar , kendi yükümlülüklerini içeren evrak ihdas ederek halka arz edemezler ve alım satımda bulunamazlar.

MALİ ENDEKS :
Mali sektörde yer alan şirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarındaki değişmeler dikkate alınarak hesaplanan hisse senetleri piyasası endeksidir.

MALİ ENGEL (FISCAL DRAG) :
Gelir vergisinin devlet harcamalarından daha fazla artmasından kaynaklanan ekonomik büyümeyi engelleyen etkidir.

MALİ KAYNAKLAR (FINANCIAL RESOURCES) :
Özel ve kamu harcamalarının finansmanı için gerekli her türlü parasal kaynak mali kaynaktır.

MALİ KRİZ (FINANCIAL CRISIS) :
İşletmenin kredi alabilme ve kullanabilme imkanlarını büyük oranda kaybederek ödeme güçlüğüne girmesine mali kriz denilmektedir.

MALİ KURUMLAR (FINANCIAL INSTUTIONS) :
Bir ülkenin mali sistemi içinde bulunan kurumlardır. Mali sistemi oluşturan kurumlar genellikle parasal aracı kuruluşlar , parasal olmayan aracı kuruluşlar ve menkul değerler piyasası olarak üçe ayrılır.

MALİ PİYASALAR (FINANCIAL MARKETS) :
Tasarruf fazlası olan ekonomik birimlerle tasarruf açığı (fon ihtiyacı) olan ekonomik birimler arasında fon akımlarını düzenleyen kurumlar, akımı sağlayan araç ve gereçler ile bunları düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan yapıya mali piyasa (finans kesimi) denir. Bu piyasalar kısa vadeli fon akımlarını kapsayan Para Piyasası (Money Market) , orta ve uzun vadeli fon akımlarından oluşan Sermaye Piyasası (Capital Market), Döviz Piyasası (Foreign Exchange Market) ve Altın Piyasası (Gold Market) şeklinde gruplandırılabilir.

MALİ SEKTÖR (FINANCIAL SECTOR) :
Ekonomik faaliyetlerin finansmanında rol oynayan kuruluşların bulunduğu setördür.Sigorta şirketleri , bankalar ,sermaye piyasası toplu tasarruf kuruluşları mali sektörü oluşturan başlıca kuruluşlardan bazılarıdır.

MALİ TEKEL (FISCAL MONOPOLY) :
Dolaylı vergilere giren bir tüketim vergi türüdür.Devlet , bazı malların üretimini tekeline alır ve bunların fiyatlarını yüksek tutarak vergi gelirini sağlar.Bunun içinde tekelinde bulundurduğu malların satışlarında dolaylı vergi tahsil eder.Günümüzde mali tekeller oldukça azdır

MALİ YARDIM (FINANCIAL AID) :
Özel ve kamu sektör üreticilerine mali açıdan zor durumda iseler veya desteğe ihtiyaçları varsa , ekonomik ve sosyal amaçlar çerçevesinde yapılan ödemelerdir.Mali yardımın yapılmasının amacı kaynak tahsisinde etkinlik sağlamak ve gelir dağılımının adil bir şekilde yapılmasını sağlamak içindir.

MALİ YIL (FINANCIAL YEAR) :
Devlet tarafından düzenlenen veya denetlenen yıllık mali işlemlerde kabul edilen oniki aylık süredir.1 ocak itibariyle başlamaktadır. Ancak bazı şirketlerde özel dönemler mevcuttur. Örneğin, 1 Temmuz itibariyle başlayıp 30 Haziran itibariyle son bulabilir.

MALİYE (FINANCE) :
Devletin fonksiyonlarını yerine getirmesi ve bu amaçla gelir elde derek , bu geliri harcamasını inceleyen iktisat dalına verilen addır.

MALİYE POLİTİKASI (FISCAL POLICY) :
Devletin belirli ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirerek ekonomik politikasına yön vermek için kamu harcama ve gelirlerinden yararlanmak suretiyle , ekonomik hayata yaptığı müdahaledir.

MALİYET DEĞERİ (COST VALUE) :
Bir varlığın satın alınması veya değerinin arttırılmasından dolayı yapılan harcamaların tümüdür.Bir malın maliyeti, satın alma değeri , üretim masrafları ve sürüm masraflarının toplanmasıyla elde edilir

MALİYET ENFLASYONU (COST-PUSH INFLATION) :
Herhangi bir nedenle, üretim maliyetlerindeki artış fiyatların yükselmesine yol açar. Bu da gelir sahiplerinin üretimden daha çok pay istemelerine ve böylece enflasyon sürecine girilmesine neden olur. Bu tip enflasyon maliyet enflasyonu olarak adlandırılır. Arz enflasyonu da denilmektedir.

MALİYET MİNİMİZASYONU (COST MINIMISATION) :
Minimum maliyet ile belirli bir üretimi gerçekleştirebilecek faktör girdi bileşimini bulma çabalarıdır.

MALİYET MUHASEBESİ (COST ACCOUNTING) :
İşletmede üretilen malın veya hizmetin maliyetinin ve satış fiyatlarının belirlenmesi, işletmede giderlerinin kontrolü gibi konuların oluşturduğu muhasebe dalıdır.

MAMUL (PRODUCT) :
Üretimi tamamlanmış, satışa hazır olan mallardır. Bir işletmenin mamulü, başka bir işletmenin hammadde, yardımcı madde veya malzemesini oluşturabilir.

MANÜPLASYON :
Piyasada canlılık yaratmak amacıyla oluşturulan suni fiyat hareketleridir.

MARJİNAL GELİR (MARGINAL REVENUE) :
Marjinal gelir, işletmenin bir birim fazla satması durumunda, toplam gelir miktarında meydana gelen değişimdir.

MARJİNAL HASILA DEĞERİ (MARGINAL REVENUE PRODUCT) :
Marjinal hasıla değeri, bir faktörün marjinal ünitesinin katkısı olan ürünün satışı sonucu, işletmenin toplam gelirinde meydana gelen değişimdir.

MARJİNAL İKAME ORANI (MARGINAL RATE OF SUBSTUTION) :
Tüketicinin X ve Y gibi iki farklı malın, farklı bileşimlerini yaparken aynı tatmin seviyesini korumak için bir maldan fazla talep ettiği miktarla, diğer maldan vazgeçtiği miktar arasındaki ilişkidir. Marjinal ikame oranı, tüketicinin kayıtsızlık eğrisinin eğimine eşittir.

MARJİNAL MALİYET (MARGINAL COST) :
Bir firmanın üretim miktarındaki bir birimlik artış için katlanılması gereken ilave maliyettir. Başka bir deyişle, toplam maliyet ile artıştan sonraki toplam maliyet arasındaki farktır.

MARJİNAL SERMAYE-HASILA KATSAYISI (MARGINAL CAPITAL-OUTPUT RATIO) :
Marjinal Sermaye-Hasıla Katsayısı, sermaye stokunda meydana gelen değişimin toplam üründe ortaya çıkardığı artış oranıdır.

MARJİNAL TASARRUF EĞİLİMİ (MARGINAL PROPENSITY TO SAVE) :
Belirli bir ülkede, belirli bir dönem içerisindeki gelir düzeyindeki bir birimlik artışın tasarruflarda yarattığı artıştır. Gelir düzeyi arttıkça, marjinal tasarruf eğilimi de artar.

MARJİNAL TEKNİK İKAME ORANI (MARGINAL RATE OF TECHNICAL SUBSTUTION) :
Üretim faktörlerinden birinin miktarı azalırken, aynı üretim seviyesini korumak için üreticinin diğer faktörlerden aldığı miktar arasındaki orandır. İkame edilen sermaye faktörü / ikame edilen emek miktarı şeklinde formüle edilir.

MARJİNAL TÜKETİM EĞİLİMİ (MARGINAL PROPENSITY TO CONSUME) :
Belirli bir ülkede, belirli bir dönem içerisindeki gelir düzeyindeki bir birimlik artışın tüketim harcamalarında yarattığı artıştır.

MARJİNAL ÜRÜN (MARGINAL PRODUCT) :
Diğer faktör miktarları sabit kalmak suetiyle, bir faktör kullanımında meydana gelen bir birimlik artışın , toplam üründe yarattığı artıştır.

MARJİNAL YATIRIM EĞİLİMİ (MARGINAL PROPENSITY TO INVEST) :
Belirli bir ülkede, belirli bir dönem içerisindeki gelir düzeyindeki bir birimlik artışın yatırımlarda yarattığı artıştır.

MARKET MAKER(Piyasa Yapıcılığı) (MARKET MAKER) :
Belirli hisse senetlerinin fiyatlarını sabit tutmak amacıyla, menkul kıymetler borsasında hisse senetlerini fiyatlar düştüğünde alıp, yükseldiğinde satan kişi veya kuruluşlardır. Market makerın bu işlemi yapabilmesi için, hisse senetlerine sahip olması veya hisse senetleri adına satma yetkisi olması gerekmektedir.

MATRAH :
Vergiye esas olan ve para ile ifade edilebilen değerlerin tümü.

MENKUL KIYMET (SECURITY) :
Ortaklık veya alacaklılık sağlayan, belli bir meblağı temsil eden, yatırım aracı olarak kullanılan, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte, seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve şartları SPK tarafından belirlenen kıymetli evraktır.

MENKUL KIYMET BORSASI (STOCK EXCHANGE) :
Menkul kıymetlerin arz ve talebinin karşılaştığı örgütlenmiş piyasalardır.

MENKUL KIYMET İRADI :
Menkul ve gayri menkullerden elde edilen faiz, kira, rant gibi hasılatı ifade etmektedir.

MENKUL KIYMETLER YATIRIM FONU (OPEN END UNIT TRUST) :
Bankaların halktan katılma belgesi karşılığı topladıkları paralarla, menkul kıymet portföyü işletmek amacıyla oluşturdukları fondur. Bir bankanın birden çok fon kurması ve yönetmesi serbesttir. Türkiye'de menkul kıymet yatırım fonunun kurulması ve yönetilmesi hakkı sadece bankalara verilmiştir.

MENKUL MALLAR (MOVEABLE GOODS) :
Menkul mallar, bir yerden başka bir yere taşınabilen mallardır.

MENKUL SERMAYE İRADI (RETURNS ON STOCKS AND BONDS) :
Tahvil, hisse senedi gibi menkul sermayenin, gerçek kişi olan sahiplerine sağladıkları parasal çıkarlardır.

MENŞE ŞAHADETNAMESİ (CERTICATE OF ORIGIN) :
İhraç edilen malın üretildiği ülkeyi gösteren belgedir.

MERGER (MERGER) :
Bir işletmenin başka bir işletmenin hisse senetlerini satın alarak onun hukuki varlığına son verilmesiyle kurulan işletmelerdir.

MERKANTİLİZM (MERCHANTILISM) :
15.ve 19. Yüzyıllar arasında Avrupa'da feodalizmin çökerek ulusal devletlerin kurulmaya başlandığı ve sanayi kapitalizmine öncelik veren ticari kapitalizmin geliştiği dönemdir.

MERKEZ BANKASI (CENTRAL BANK) :
Devletin para çıkarmak, para piyasasını denetlemek, altın stokunu ve döviz rezervlerini ayarlamak ve yönetmek amaçlarıyla kurduğu ve hissesinin büyük bir bölümüne devletin sahip olduğu banka türüdür.

MERKEZİ TAKAS (CENTRAL SETTLEMENT) :
Borsa'da gerçekleşen tüm işlemlerin takasının yine Borsa'da sonuçlandırılmasıdır.

MEVDUAT (BANK DEPOSIT) :
İstenildiği anda veya belirli bir düre sonunda geri alınmak üzere bankalara yatırılan paradır. Bu paralar bankaya yatırıldıklarında bankanın tasarruf ve mülkiyetine girmiş olur. Böylece banka kredi almış, mevduat yatıran kişide bankadan alacaklı duruma gelmiş olur.

MİKRO İKTİSAT (MICROECONOMICS) :
Tüketici birimlerin veya itletmeler gibi bütünü olutturan küçük birimlerin ekonomik davramış biçimlerini inceleyen iktisat dalıdır.

MİKTAR KISITLAMALARI (QUANTITY RESTRICTIONS) :
İthalat ve ihracat mallarına getirilen kısıtlamalardır. Kotalar ve ihracat ve ithalat yasakları miktar kısıtlamalarının başlıcalarıdır.

MİLLİ GELİR (NATIONAL INCOME) :
Belirli bir ülkede, belirli bir dönemde yaratılan mal ve hizmetlerin parasal değerlerinin toplamından, amortismanların ve dolaylı vergilerin çıkartılmasından sonra geriye kalan tutardır.

MİLLİLEŞTİRME (NATIONALIZATION) :
Ekonomik, sosyal ve siyasi bir amaçla yabancı bir ülke mülkiyetinde bulunan bir mülkün devlet mülkiyetine geçirilmesidir.

MİZAN (TRIAL BALANCE) :
Muhasebede bir kontrol aracı olarak kullanılan, hesapların belirli tarihlerde incelendikten sonra, borç ve alacak toplamlarının bir cetvele toplu olarak yazılmasıdır. Bunun amacı, günlük defterden büyük deftere geçirilen nakit ve kayıtların kontrolüdür.

MOMENTUM :
Momentum kısaca belli bir süre içindeki fiyat farklarıyla düşüş ya da yükselişteki hızı ölçer. Aşırı alım-satım osilatörü oluşturmak için bu teknik kullanılır. Ölçülen dönemin ilk fiyatından son günün kapanış fiyatı çıkarılır ve ortaya çıkan pozitif veya negatif değer bir sıfır çizgisinin altına veya üstüne çizilir. Oran yöntemiyle son fiyat ilk fiyata bölünür. Bu durumda fiyatlar bir orta çizgi görevi yapan 100’ün altında ve üstünde dalgalanır. Orta çizginin yukarı kesilmesi al, aşağı kesilmesi sat sinyali verir.

MONOPSON (MONOPANY, BUYER'S MONOPOLY) :
Belirli bir piyasada, belirli bir malın birçok satıcıya karşı sadece bir tane alıcısının bulunmasıdır.

MORATORYUM (MORATORIUM) :
Vadesi gelmiş bir borcun mahkeme kararı, kanun gereği, borçlunun kararı veya borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşma gereği ile ertelenmesidir. Mali sıkıntıdaki kişi veya işletmelere vadesi gelmiş borçlarını ödemek için verilen süre veya bir devletin başka bir devlete olan borcunun ertelenmesi de moratoryum kapsamına girmektedir. Genelde borçlu ve alıcı arasında borcun yeniden yapılandırılması ile sonuçlanır.

MUDİ :
Bankaya para yatıran kimse, mevduat sahibi.

MUHASEBE (ACCOUNTING) :
işletmelerdeki parasal işlemleri kayıtlara geçirerek, bunlardan doğan sonuçları saptama ve yorumlama işlemleridir. Finansal muhasebe, maliyet muhasebesi ve yönetim muhasebesi olarak üçe ayrılır.

MUNZAM TEMİNAT (ADDITIONAL COLLATERAL) :
Üçer aylık dönemlerde, her bir temerrüt matrahı 20 milyon TL. veya üstü olmak kaydıyla, Hisse Senetleri Piyasası işlemlerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek birden fazla günde Borsaca geçerli kabul edilmeyen şekilde savunmalı olarak temerrüde düşen üyelerin, toplam temerrüt matrahının % 10’u oransal teminat veya ortalama teminatı aştığı takdirde ödenen aradaki farka munzam teminat denir.

MURABAHA :
İslami kural ve düzenlemelere göre uygulanan bir finansman metodu olan murabaha; finansör kurumun, kredi sağladığı şirket adına mal alıp, vadeli olarak o kuruluşa belli bir kar marjıyla malı satmasıdır. Ülkemizde de Finans Kurumlarınca kullanılan bir yoldur.

MÜLKİYET (OWNERSHIP) :
Bir eşya sahibine o eşyayı kullanma, eşyadan faydalanma, tasarruf etme yetkilerini veren haktır. Eşya menkul ise, menkul kıymet; gayrimenkul ise, gayrimenkul mülkiyet denir.

MÜŞTERİ EMRİ :
Borsa üyelerine müşterileri tarafından verilen alım satım emirleridir.

MÜŞTERİ İSMİNE SAKLAMA SİSTEMİ (CUSTOMER NAME BASED CUSTODY SYSTEM) :
Takasbank sisteminde Müşteri kodlarıyla takip edilem alt hesapların Takasbank’ın yapacağı düzenleme ile isme çevrilmesini, her bir yatırımcı için verilecek sicil numarası ile takip edilerek yatırımcının kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün hale getirilmesini ve müşterilerin menkul kıymetlerini bloke edebilmesini amaçlayan sistemdir.

MÜTESELSİL BORÇ (JOINT DEBT) :
Bir borç ilişkisinde, birden fazla kişinin alacaklıya karşı aynı sebepten dolayı, borcun tamamı için asıl borçlu olarak sorumlu tutulabilme durumudur. Borcun bir kısmının ödenmesi halinde, geri kalan kısım için tüm borçlular yükümlü olacaklardır.

MÜTEŞEBBİS (ENTREPRENEUR) :
Belirli bir organizasyon dahilinde, diğer üretim faktörlerini birlettirerek mal ve hizmet üreten ve bunu yaparken de kâr veya zarara katlanmak zorunda olan kitidir. Mütetebbis, dördüncü bir üretim faktörü olarak kabul edilmektedir.

NAKİT (CASH) :
Ödeme aracı olarak elde hazır bulundurulan, kağıt veya madeni para cinsinde değere verilen addır.

NAKİT AKIMI (CASH FLOW) :
İşletmenin gelir ve giderlerinde nakit olarak gerçekleşen para akımıdır.

NAKİT AKIŞ ANALİZİ (CASH FLOW ANALYSIS) :
İşletmedeki nakit akışını açıklayan finansal tablo ve bu yolla yapılan analizdir.

NAKİT AKIŞ TABLOSU :
İşletmenin nakit giriş ve çıkışlarını gösteren tablodur. Düzenlendiği dönem itibarıyle nakit açığı veya fazlasını gösterir ve finansal planlamada kullanılır.

NAKİT BÜTÇE (CASH BUDGET) :
Belirli bir dönem içerisinde, işletmenin alacaklar, net nakit, ödemeler gibi nakit akışlarını gösteren bir programdır. Nakit bütçenin düzenlanmesinin amacı, işletmenin nakitlerinin yönetilmesidir.

NAKİT DÖNÜŞÜMÜ (CASH CYCLE) :
İşletmede üretilen malın satışı, alacakların ödenmesi ve elde edilen parayla tekrar hammadde alınmasına kadar geçen süredir.

NAKİT PİYASA (CASH MARKET) :
Vade uygulanmadan aynı gün valörlü işlemlerin yapıldığı piyasalardır.

NAMA YAZILI SENET :
Hisse senedinin üzerinde sahip olanın ad ve soyadının yazılı olduğu senetlerdir.Bu hisselerin satılması durumunda şirketlerin pay kütüğü defterine kaydı gerekmektedir ve hisse üzerine yeni sahip olanın adı ve soyadı yazılır.

NARH (OFFICIALY FIXED PRICE) :
Mal ve hizmetlerin satış fiyatlarının kamu otoriteleri tarafından saptanmasıdır. Narhlar, taban ve tavan fiyatların belirlenmesi şeklinde hem üreticiyi, hem de tüketiciyi korumaya yöneliktir. Taban fiyat uygulaması, narh üreticiyi korumaya yönelik olup, belirlenen fiyatın altında satış yapılması yasaktır. tavan fiyat uygulaması ise, narh tüketiciyi korumaya yönelik olup, bir mal veya hizmetin satılabileceği en yüksek fiyatın belirlenmesinde kullanılır.

NAZIM HESAPLAR :
Gerçek ekonomik değer hareketine neden olmayan, ancak işletmenin yükümlülüklerini ve hak doğurabilecek işlemlerini kapsadığı için muhasebe sistemi içinde izlenen hesap.

NEGATİF GELİR VERGİSİ (NEGATIVE INCOME TAX) :
Devletin, gelir düzeyi yetersiz olan kişilerden vergi almak yerine bu kişilere parasal yardımda bulunmasıdır.

NEGATİF YATIRIM (NEGATIVE INVESTMENT, DISINVESTMENT) :
Bir hesap yılı içerisinde yapılan toplam yatırımın, mevcut sermayenin aşınmasını karşılayacak yatırım miktarından daha düşük seviyede kalması durumudur.

NET AKTİFLER (NET ASSETS) :
Bir işletmenin net aktifleri, o işletmenin varlıkları ile borçları arasındaki farktan oluşan özsermayesidir. Net aktifler, işletmenin bilançosunda bulunan net değerlerdir.

NET BUGÜNKÜ DEĞER (NET PRESENT VALUE) :
Paranın zaman değerini dikkate alan proje değerlendirme ölçütüdür. Bir projenin sağlayacağı gelirlerin bugünkü değerinden, maliyetinin bugünkü değeri çıkartılmak suretiyle hesaplanır.

NET BUGÜNKÜ DEĞER YÖNTEMİ :
Yatırım projelerinin değerlendirilmesinde kullanılan ve paranın zaman değerini dikkate alan bir yöntemdir.

NET DEFTER DEĞERİ (NET BOOK VALUE) :
İşletmenin sahip olduğu amortismana ait sabit varlığa ait birikmiş amortismanların, aynı sabit varlığın defter değerinden çıkartılması ile elde edilen tutardır.

NET FAİZ (NET INTEREST) :
Gayrisafi faiz tutarından, vergiler, komisyonlar ve diğer masraflar çıkartıldıktan sonra kalan tutardır.

NET FİYAT (NET PRICE) :
Malın fiyatından, iskonto ve diğer masraflar çıkartıldıktan sonra kalan tutardır.

NET İŞLETME SERMAYESİ (NET WORKING CAPITAL) :
İşletmenin cari mevcutları ile kısa vadeli borçları arasındaki fark, işletmenin net işletme sermayesidir. (NİS=Dönen Varlıklar-K.V.Yabancı Kaynaklar)

NET SATIŞ KÂRI (NET SALES PROFIT) :
İşletmenin belirli bir dönem içerisinde elde ettiği gelirinden, vergiler ve diğer masraflar çıkartıldıktan sonra kalan kâr, işletmenin net satış kârıdır.

NİHAİ ÜRÜN (mal) (FINAL PRODUCT; FINAL GOOD) :
Üretim aşamaları tamamlanarak son şeklini almış, tüketime hazır hale gelmiş olan maldır.

NİSBİ FİYAT (RELATIVE PRICE) :
Bir mal veya mal ve hizmet fiyatının, başka bir mal veya mal ve hizmet fiyatına bölünmesiyle bulunan değerdir. Nisbi fiyat, mal ve hizmetlerin birbirleri karşısındaki durumunu belirlemeye yarar.

NOKTA ESNEKLİĞİ (POINT ELASTICITY) :
Talep ve arz eğrisi üzerindeki herhangi bir noktanın esnekliğidir. Bu esneklik geometrik olarak hesaplanabilir.

NOMİNAL (İTİBARİ) DEĞER (NOMINAL/FACE VALUE) :
Bir malın piyasa fiyatı dışında beklenen ve tahmin edilen fiyatıdır.
Hisse senedi için pay senedinin üzerinde yazılı olan fiyattır. Tahvillerde ise, vade sonunda ödenecek değerdir.

NOMİNAL FAİZ ORANI :
Piyasada uygulanan cari faiz oranlarıdır. Fiyat hareketlerinden arındırılmadığından reel faiz düzeyini göstermez.

NOMİNAL GELİR (NOMINAL INCOME) :
Gelirin para ile ifade edilen şeklidir. Bu kavram gelirin satınalma gücünü kapsamaz. Gelirde meydana gelen gerçek değişmelerin hesaplanması sırasında bu kavramdan yararlanılır.

NOMİNAL KORUMA ORANI (NOMINAL TARIFF RATE) :
Nihai mallara konulan gümrük vergilerinin yerli üreticiler üzerinde yarattığı koruma etkisidir. Gümrük tarifelerinin koruyucu etkisi, efektif koruma oranıyla ölçülür. Efektif koruma, yurtiçi katma değerin ne denli korunduğunu gösterir.

NOMİNAL SERMAYE (SUBSCRIBED CAPITAL, NOMINAL CAPITAL, AUTHORIZED CAPITAL) :
Şirket kurulması esnasında, şirket ortakları tarafından taahüt edilen sermayedir. Anonim şirket kurulurken, sermayenin dörtte birinin kuruluş sırasında ödenme mecburiyeti vardır.

NORMAL EMİR (NORMAL ORDER) :
Küsüratsız şekilde tam olarak, önceden belirlenmiş işlem birimi ve katları halinde verilmiş olan emirlerdir.

NORMAL FİYAT (NORMAL PRICE) :
Arz ve talebin tam anlamıyla geçerli olduğu şartlar altında, arz ve talebin denge halinde oluşan uzun dönem fiyatıdır.

NORMAL KÂR (NORMAL PROFIT) :
Belirli bir faaliyet dalında çalışan şirketlerin, başka bir faaliyet dalına kaymasına engel olacak kadar yeterli fakat başka bir şirketin aynı faaliyet dalına girmesini de önleyecek kadar düşük bir kârdır.

NORMAL MALLAR (NORMAL GOODS) :
Tüketicilerin gelir seviyeleri artarken, tüketim miktarları da artan mallardır. Genellikle zorunlu tüketim malları normal mallar olarak kabul edilirler. Örneğin tlevizyon, buzdolabı gibi mallar eskiden normal mal kategorsine dahil edilirken, günümüzde zorunlu tüketim malı sayılmaktadırlar.

NÖTR PARA (NEUTRAL MONEY) :
Gerçek değişkenleri etkileme gücüne sahip olan paradır.

 

 


Bu Sayfa 0 Saniyede Yuklendi.
543 Ziyaretci